Umut, tıpkı bir tohum gibidir. Onu eker, büyütür, beslersen filizlenir; ihmal edersen solar, kaybolur. İnsan kalbi de böyledir. Ne ile beslersen, içinde o büyür.
Ben bir dönem hep korkularla beslendim. “Olmaz”, “başaramazsın”, “geç kaldın” gibi sözler içimde tekrarlandıkça umudum zayıfladı. Ama sonra fark ettim. Umudu ayakta tutmak benim elimde. Küçük hedefler koydum, minik adımlar attım, kendime şefkatle davrandım. Her defasında umudum biraz daha büyüdü.
Umudu beslemek için mucizelere gerek yok. Bazen iyi bir kitap, bazen içten bir sohbet, bazen de kendine söylediğin tek bir cümle bile yeter; “Ben yapabilirim.” Bu cümle, kalbindeki umut tohumunu yeşertir.
Belki sen de umudunu kaybetmiş hissediyorsun. O zaman kendine sor;
“Bugün içimdeki tohumu nasıl besleyebilirim?” Cevap büyük bir şey olmak zorunda değil. Küçük bir iyilik, kısa bir yürüyüş, derin bir nefes… Hepsi umudun büyümesine katkı sağlar.
”Umut beslenirse büyür, büyüdükçe de seni taşır.”


