Bugün benim için sadece bir karne günü değil…
Bugün kalbimin iki köşesi bana sarıldı.
Kızım sınıfında tek takdir alan öğrenci oldu.
Oğlum da aynı şekilde…
Ama mesele takdir belgesi değil.
Mesele; verdikleri emek, sabır, vazgeçmemek ve düşseler bile yeniden kalkabilme cesareti.
Bir baba için bundan daha kıymetli bir hediye yok.
Ne alınan bir saat,
Ne bir araba,
Ne pahalı bir eşya…
Bir çocuğun gözlerindeki “başardım” ışığı,
Bir babanın kalbine doğan güneştir.
Ama şunu da biliyorum.
Bu yazı sadece benim çocuklarım için değil.
Bugün takdir alanlar kadar,
Alamayanlar da değerlidir.
Bugün sevinenler kadar, üzülenler de…
Çünkü çocuk dediğin şey, bir kağıda sığmaz.
Bir notla ölçülmez.
Bir sayıyla tanımlanmaz.
Bazı çocuklar matematikte parlar,
Bazıları merhamette…
Bazıları hızlı öğrenir,
Bazıları derin hisseder.
Bazıları konuşur,
Bazıları susarak anlatır.
Ama hepsi değerlidir.
Hepsi birer dünyadır.
Hepsi birer umuttur.
Karne sadece bir dönemi anlatır.
Bir çocuğun hayatını değil.
Eğer bugün karnen istediğin gibi değilse, üzülme.
Bu, senin yeterli olmadığın anlamına gelmez.
Sadece henüz kendini göstereceğin yerle tanışmadın demektir.
Ve eğer bugün çok güzel notlar aldıysan…
Şımarma.
Unutma… Gerçek başarı, iyi insan kalabilmektir.
Ben bugün çocuklarımla gurur duydum.
Ama sadece aldıkları belgeler için değil…
Kalplerini kirletmedikleri için.
Vicdanlarını kaybetmedikleri için.
İnsan kalabildikleri için.
Tüm çocuklara söylüyorum…
Siz değerlisiniz.
Siz kıymetlisiniz.
Siz yeterlisiniz.
Ve tüm anne babalara…
Çocuklarınızı notlarıyla değil, kalpleriyle sevin.
Çünkü bazı başarılar duvara asılır ama bazıları kalbe kazınır.
Bugün benimkiler kalbime kazındı.


