Okunan Değil, Yaşanmak İçin İmzalanan Bir Sözleşme

Bazı benzetmeler vardır; gerçeği anlatmak için yapılır.
Ama bazı şeyler vardır ki, benzetme değildir…
Bizzat gerçeğin kendisidir.

Kur’an, Allah ile insan arasındaki yazılı sözleşmedir.
Bu bir mecaz değil, hakikattir.

Her sözleşmede iki taraf olur.
Bir taraf şartları koyar ve vaat eder.
Diğer taraf ise bu şartları kabul eder ve karşılığında sorumluluk alır.

Kur’an’da da durum aynıdır.

Allah buyurur…
“Şunları yaparsan, sana şunları vereceğim.”
Affı vaat eder.
Rahmeti vaat eder.
Huzuru vaat eder.
Ve en sonunda, ebedi hayatı… Cenneti.

İnsan ise bu sözleşmeyi okuyunca şöyle der…
“Bunları kabul ediyorum.
Bu sorumlulukları üstleniyorum.
Vaadedilenleri kazanmak için gerekenleri yapacağım.”

İşte iman, tam olarak budur.

Kur’an okumak, sadece sevap kazanmak değildir.
Kur’an okumak, bu sözleşmenin maddelerini tekrar tekrar okumaktır.
Ne yapmam gerektiğini hatırlamaktır.
Neye imza attığımı unutmamaktır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) ise bu sözleşmenin nasıl yaşanacağını bize gösteren rehber örnektir.
O, Kur’an’ın hayata geçmiş halidir.
O yüzden sünnet, sadece bir gelenek değil; bu sözleşmenin uygulanmış şeklidir.

Ve her gün namazda okuduğumuz Fatiha…

Orada söylediğimiz bir cümle var…
“İyyake na‘budu ve iyyake neste‘in.”
Yani…
“Yalnız Sana kulluk ederiz, yalnız Senden yardım isteriz.”

Bu cümle, bir dua olmanın ötesinde bir taahhüttür.
Bu cümle, bir imzadır.

Şunu demektir…
“Bu sözleşmeyi okudum.
Anladım.
Kabul ediyorum.
Ve şimdi gereğini yapıyorum.”

Bu yüzden namaz sadece ibadet değildir;
Her gün yeniden atılan bir imzadır.

Ve insan “Ben Müslümanım” dediğinde aslında şunu söylemiş olur.
“Özgür irademle Allah’ın iradesine teslim oldum.
O’nun koyduğu ölçülerle yaşamayı kabul ediyorum.
Benden istenenleri yapmaya niyet ediyorum.”

Bu teslimiyet zorla değildir.
Korkuyla değildir.
Baskıyla değildir.

Bu teslimiyet bilinçlidir.
Bu teslimiyet isteklidir.
Bu teslimiyet, insanın kendi kalbiyle verdiği bir karardır.

İslam, insanın Allah’a attığı bilinçli bir imzadır.

Ve imza atılmış bir sözleşme, artık sadece okunmaz…
Yaşanır.

Allah’ım,
uzun süre sözleşmeye uymadım.
Unuttum, savruldum, geciktim.
Ama kalbim şimdi kapına geldim.
Pişmanım.
Dönüyorum.
Beni affet.
Beni temizle.
Beni yeniden başlat.
Şu an sıfırım.
Bir oldum.
Artık yoldayım.
Senin yoluna düştüm.

Hatalarımı affet Allah’ım.
Bilerek ya da bilmeyerek yaptıklarımı bağışla.
Kalbimi temizle.
Yüklerimi hafiflet.

Sadece Sana güvenirim.
Sadece Senden yardım isterim.
Beni doğru yolda sabit kıl.
Kalbimi kaydırma.
Niyetimi bozma.

Ben Sana döndüm.
Sen de beni bırakma.

Rahmetinle üzerimi ört.
Ben Sana döndüm,
Sen de beni bırakma.
Amin.

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir