Kısa bir ara…”Tuhafakazar”

Rastlantılara inanmıyorum. Öyle bir şey yok.

Bir sokakta yanlış bir yöne dönersin, karşına yıllardır görmediğin biri çıkar.
Bir cümle kurarsın, hiç beklemediğin birinin kalbine dokunur.
Bir mesaj silersin, ama sessizliği her şeyden daha gürültülü olur.
İşte bu anlar, hayatın rastlantısal şiiridir…Tuhafakazar.

Tuhafakazar, insanın yaşamla kurduğu gizli oyunun adıdır aslında. Ne tam şans, ne de tamamen kaderdir. İkisinin birbirine karıştığı, mantığın çözülemediği, kalbinse “evet, tam da böyle olmalıydı” dediği anlardır bunlar.
Bir anlamda, evrenin bize göz kırptığı ironik buluşmalardır.

İnsan her şeyi planlamaya, garanti altına almaya çalışırken, hayat gizliden gizliye kendi mizahını yapar. Bize hatırlatır…

“Sen sandığın kadar kontrol sahibi değilsin.”
Ve o anda, bir şey olur. Belki bir kapı kapanır, bir tren kaçar, bir fırsat kaybolur, ama sonra anlarsın, o kaçış bir kurtuluştur.
İşte orada tuhafakazar devrededir.

Belki de insanın olgunlaşması, bu anları fark etmekle başlar.
Çünkü bazı tuhaflıklar, hayatın en anlamlı cilveleridir.
Ve bazı kazalar, aslında tam olması gerektiği gibidir.

”Hapse düşmüş her şair cüzdanında fırtınalı bir deniz taşır.

O denizin kıyısında sakıncalı türküler söyleyen asi çocuklara.”

”Orhan GÖKDEMİR’

”Bazı rastlantılar, kaderin mizah anlayışıdır.

Kaderin tuhaflığına sabırla bakan, anlamı erken görür.”

”Dursun YÜCEL”

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir