Çoğu zaman başkalarına karşı çok anlayışlı, çok merhametliyizdir. Onların hatalarını görmezden gelir, affeder, “insanlık hali” deriz. Ama iş kendimize geldiğinde acımasızlaşırız. En küçük hatamızda kendimizi yargılar, suçlar, hatta değersiz hissederiz.
Ben uzun süre kendime böyle davrandım. İçimdeki sesi hep şu cümleler doldururdu.
“Yetersizsin… Hatalısın… Başaramadın…
Ne zaman ki fark ettim, aslında kendime söylediğim sözler, kalbimin yükünü artırıyordu. İşte o zaman öğrendim ki, en çok kendime şefkat göstermeye ihtiyacım varmış.
Kendine şefkat duymak, “hiç hata yapma” demek değildir. Aksine, hata yaptığında kendine sarılabilmektir. Yorulduğunda dinlenmene izin vermek, düştüğünde ayağa kalkman için kendine destek olmaktır.
Belki sen de kendini en çok eleştiren kişi sensin. Ama şunu bil….
Sevilmeye, anlaşılmaya, dinlenmeye layıksın. Kendi kalbine merhametle yaklaş ki, kalbin sana güvenmeyi öğrensin.
”Kendine şefkat, iyileşmenin en güçlü ilacıdır.”


