KALAN

İnsan bazen bir şeyleri kaybetmez.
Sadece elinde tutmaktan vazgeçer.

Bu vazgeçiş bir yenilgi değildir.
Bir kabulleniş bile sayılmaz.
Bu, yorgunluğun dürüst halidir.

Çok konuşulan yerlerde gerçek saklanır.
Çok açıklanan duygular hızla tükenir.
İnsan bir noktadan sonra kendini savunmayı bırakır.

İşte orası Sıfır.

Ne suç vardır ne masumiyet.
Sadece çıplak bir “ben” kalır.

Sonra fark edilmeden bir adım atılır.
Kimse görmez.
Kimse bilmez.

Ama insan bilir.
Ayakta.

Bu Bir’dir.

Güçlü olmak değildir.
Dağılmamayı seçmektir.

Yol, artık hızla ilgili değildir.
Yol; yönle de ilgili değildir.

Yol, yükle ilgilidir.

Ne taşıyorsun,
Neyi bırakıyorsun…

Bırakılan her şey eksiltmez.
Bazıları insanı tamamlar.

Çünkü insan her şeyi yanında götürerek
ilerleyemez.

Geriye bir şey kalır.
Adı yok.
Ama hissi var.

Bir sessizlik.
Bir denge.
Bir devam hali.

Bu bir son değil.
Bu bir başlangıç da değil.

Bu, yürümeye devam edebilenin
halidir.

Ve bazen en doğru yer tam da burasıdır.

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir