İNSAN

Önsöz

Bu kitabı eline nasıl aldığını bilmiyorum.
Belki bir tavsiye ile…
Belki bir merakla…
Belki de hayatın içinde cevap arayan sessiz bir yerin seni buraya getirdi.

Ama şunu biliyorum…

Eğer bu satırları okuyorsan, insanın iç dünyasına dair bir şeyleri merak ediyorsun.

Ve bu merak, küçümsenecek bir şey değildir.

Bu kitabı yazarken sana bir şey öğretmek niyetinde olmadım.
Çünkü insan, en önemli şeyleri zaten yaşayarak öğrenir.

Ben sadece bazı duyguları, bazı fark edişleri, bazı suskunlukları kelimelere dökmeye çalıştım.

Belki sen bu satırlarda kendinden bir parça bulursun.
Belki bazı yerlerde “Ben de böyle hissetmiştim” dersin.
Belki bazı cümleler seni durdurur.

İnsan olmak kolay değildir.

Çünkü insan sadece yaşayan bir varlık değildir.
İnsan düşünen, hisseden, arayan ve çoğu zaman kendisiyle mücadele eden bir varlıktır.

İnsan bazen güçlü görünür ama içinde kırılgandır.
Bazen kalabalıkların içindedir ama içten içe yalnızdır.
Bazen her şeyi bildiğini sanır ama aslında kendisini tanımıyordur.

Ve belki insanın en büyük yolculuğu da tam burada başlar.

Hayat, insana çok şey öğretir.
Ama hayat, çoğu zaman öğretirken konuşmaz.

Hayat bazen kayıplarla öğretir.
Bazen suskunluklarla…
Bazen bekleyişlerle…
Bazen de insanın kendi iç sesiyle.

Bu kitap, işte o iç sesi duymaya çalışan bir yürüyüştür.

Belki bu kitabı okurken bazı bölümler sana ağır gelebilir.
Bazı yerlerde kendinle yüzleşebilirsin.
Bazı satırlar seni geçmişe götürebilir.

Bu çok normal.

Çünkü insan kendisini tanımaya başladığında, her zaman kolay duygularla karşılaşmaz.
Ama insan, kendisinden kaçmayı bıraktığında güçlenir.

Bu kitabı yazarken kendimi okurdan ayrı bir yerde görmedim.
Bu satırlar, yukarıdan anlatılan bir hikaye değildir.

Bu satırlar, aynı yolu yürüyen bir insanın, başka bir yol arkadaşına bıraktığı notlar gibidir.

Belki bazı yerlerde birlikte düşüneceğiz.
Belki bazı yerlerde birlikte susacağız.
Belki bazı satırlarda sadece kalbimizin sesini dinleyeceğiz.

İnsan, hayatı boyunca birçok şey arar.
Başarıyı…
Güveni…
Sevgiyi…
Huzuru…

Ama çoğu zaman fark etmeden, aslında kendisini arar.

Ve insan kendisini bulduğunda, aradığı birçok şey zaten yerini bulur.

Bu kitap bir yol haritası değildir.
Çünkü her insanın yolu kendine özgüdür.

Ama belki bu kitap, yürürken yanında taşıyabileceğin küçük bir ışık olabilir.

Belki bazı duraklarda sana eşlik eder.
Belki bazı soruların yanında sessizce durur.
İnsan, kendisini tanıdıkça hafifler.

Eğer bu kitabı okurken bir an bile durup nefes alırsan…
Eğer kendine biraz daha yumuşak bakmaya başlarsan…
Eğer kalbinde küçük bir fark ediş oluşursa…

Bu kitap amacına ulaşmış olacak.

Bu satırlardan sonra yürüyüş sana ait.

Ben sadece kelimeleri bıraktım.
Yolu yürümek ise her zaman insanın kendisine aittir.

Hoş geldin.

Bu kitapta belki bir hikaye okumayacaksın.
Ama belki kendinden bazı parçalarla karşılaşacaksın.

Ve bazen insanın en önemli yolculuğu,
kendisini yeniden tanımaya başladığı yolculuktur.

❖❖❖

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir