9. İç Yolculuk Korkusu

İnsan dış dünyada yürümeye alışkındır.

Yollar bellidir.
Yönler bellidir.
Hedefler bellidir.

İnsan nereye gittiğini, ne yaptığını, neyin peşinden koştuğunu çoğu zaman bilir.
En azından bildiğini sanır.

Ama iç dünyaya doğru yürümek bambaşka bir yoldur.

Ve insan çoğu zaman en çok bu bilinmezlikten korkar.

İç yolculuk korkusu, insanın en sessiz korkularından biridir.

Çünkü bu korku, dışarıdan görünmez.
İnsan günlük hayatına devam eder.
Güler.
Konuşur.
Çalışır.
Plan yapar.

Ama içerde, yaklaşmaktan çekindiği bir alan olabilir.

O alan, insanın kendisiyle baş başa kalacağı yerdir.

İnsan bazen kendisini tanımaktan korkar.

İçine baktığında karşılaşabileceği duygulardan çekinebilir.
Unuttuğunu sandığı acılarla yüzleşmek istemeyebilir.
Gizlediği kırgınlıkları hatırlamak istemeyebilir.

Çünkü insan, bastırdığı duyguların tekrar canlanmasından ürkebilir.

İç yolculuk korkusu çoğu zaman kontrol kaybı hissiyle bağlantılıdır.

Dış dünyada insan birçok şeyi yönetebilir.
Program yapabilir.
Plan kurabilir.
Yol çizebilir.

Ama iç dünya böyle çalışmaz.
İç dünya acele kabul etmez.
İç dünya zorla açılmaz.
İç dünya sabır ister.

Ve insan kontrol edemediği alanlardan uzak durmaya eğilimlidir.

İnsan bazen şu düşünceye kapılabilir.

Ya kendimle karşılaşırsam.
Ya gördüğüm kişi hoşuma gitmezse.
Ya kendimde kabul etmekte zorlanacağım şeyler bulursam.

Bu düşünceler insanı geri çekebilir.
Ama iç yolculuk çoğu zaman kusursuzlukla değil, dürüstlükle ilerler.

İç yolculuk korkusu, insanın alıştığı kimliği kaybetme endişesiyle de bağlantılı olabilir.

İnsan kendisini yıllarca belirli bir şekilde tanımlamış olabilir.
Belirli bir karaktere…
Belirli bir role…
Belirli bir hayata…

Ama insan iç dünyasına yöneldikçe bazı tanımlar değişebilir.
Bazı inançlar sorgulanabilir.
Bazı alışkanlıklar anlamını yitirebilir.

Bu değişim, insanın sanki kendisini kaybediyormuş gibi hissetmesine neden olabilir.

Oysa çoğu zaman insan kaybolmaz.
İnsan, kendisine doğru yaklaşır.

İç yolculuk korkusunun bir diğer tarafı yalnızlık hissidir.

İnsan kendi içine yöneldiğinde, bazı kalabalıkların dışına çıkabilir.
Bazı sohbetler yüzeyde kalmaya başlayabilir.
Bazı bağlar doğal olarak zayıflayabilir.

Bu süreç insanı ürkütebilir.
Ama iç yolculuk, insanı yalnızlaştırmak için değil, insanı kendisiyle tanıştırmak için vardır.

İnsan bazen iç dünyasına bakmamak için kendisini meşgul eder.

Sürekli bir şeylerle uğraşır.
Sürekli bir hedef peşinde koşar.
Sürekli bir telaşın içinde kalır.

Bu meşguliyet, insanı hayata bağlı tutabilir.
Ama bazen insanın kendisinden uzaklaşmasına da neden olabilir.

Çünkü insan ne kadar meşgul olursa olsun, iç sesi bir yerde bekler.

İç yolculuk korkusu, belirsizlik korkusuyla da iç içedir.

İnsan yeni bir yola girdiğinde sonunu görmek ister.
Ne olacağını bilmek ister.
Güvende hissetmek ister.

Ama iç yolculuk, sonucu baştan göstermez.
Adım attıkça görünür.
İlerledikçe anlam kazanır.

Bu da insanın sabrını zorlayabilir.

İnsan iç yolculuktan korktuğunda çoğu zaman geri çekilmek ister.

Eski alışkanlıklara dönebilir.
Kendisine tanıdık gelen hayatın içine sığınabilir.
Sorgulamayı bırakmayı seçebilir.

Bu çok insani bir tepkidir.
Çünkü insan, güvenli hissettiği alanı terk etmekte zorlanır.

Ama bazı yollar, insanın büyümesi için o güven alanının dışına çıkmasını ister.

İç yolculuk korkusunun içinde aslında güçlü bir potansiyel saklıdır.

İnsan en çok korktuğu kapının arkasında, çoğu zaman en büyük değişimi bulur.
En çok kaçtığı duygunun içinde, çoğu zaman en derin iyileşme başlar.

Bu yüzden korku her zaman geri dönülmesi gereken bir işaret değildir.
Bazen korku, insanın yeni bir eşiğe yaklaştığını gösterir.

İnsan iç yolculuğa küçük adımlarla yaklaşabilir.

Kendisine sorular sorarak…
Duygularını yargılamadan dinleyerek…
Sessizlikle kısa süreler oturarak…
Kendisine zaman ayırarak…

İç yolculuk büyük adımlar istemez.
İç yolculuk samimi adımlar ister.

Bu durakta insanda başlar.

Korku, çoğu zaman durdurmak için değil, dikkatle yürümeyi öğretmek için vardır.

İnsan korkusunu yok etmek zorunda değildir.
İnsan korkusuna rağmen yürümeyi öğrenebilir.

İç yolculuk korkusuyla yüzleşen insan, zamanla kendi gücünü tanımaya başlar.

İçinde taşıdığı duyguların düşündüğünden daha güçlü olmadığını fark edebilir.
Geçmişin yüklerinin taşınabilir olduğunu hissedebilir.
Kendisinin kırılgan ama dayanıklı olduğunu görebilir.

Bu durakta insan kendisine yavaşça…

Ben içime bakmaktan korkabilirim.
Ama kendimden kaçtıkça huzur bulamam.

❖❖❖

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir