Hesaplaşmanın Günü

Hayat, insanın kendisiyle, başkalarıyla ve zamanla sürekli bir hesaplaşma içinde olduğu bir sahnedir. Ben, bu sahnede pek çok düşmanla karşılaştım; kimisi yüzüme gülerek, kimisi arkadan hançer saplayarak, kimisi ise sessizce zarar vermeyi seçerek hayatımı zorlaştırdı. Ama bugün burada, herkese açık bir şekilde söylüyorum…

Yaptıklarınızın hesabını er ya da geç vereceksiniz. Siz bu cihanda en iyi arabalara binebilir, en lüks evlerde oturabilir, güç ve servetin geçici hazlarıyla avunabilirsiniz. Gösterişli hayatlarınız, gösterişli maskeleriniz… ama unutmayın ki, tüm bunlar kalıcı bir anlam ve huzur sağlamaz.

Siz kendinizi dünyevi zevklerin içinde kaybederken, gerçek adalet ve hesaplaşma sizi bekliyor olacak. Tarih boyunca güç ve servet sahibi olan pek çok kişi, içsel boşluk ve vicdan azabı ile yaşamış, hatalarıyla yüzleşmek zorunda kalmıştır. Ölüm, serveti ya da unvanı sorgulamaz, fark etmez.

İster bey olun, ister paşa, ister modern çağın en güçlü CEO’su, ölüm kapınızı çaldığında fark etmez, herkes eşittir. Öbür tarafta namaz, oruç, iyilik gibi erdemleri küçümseyenler, münafıklıkla maskelenmiş sahte değerleri savunanlar, unutmayın ki kimse kimseyi kandıramaz. Kendi vicdanınızla yüzleşmezseniz, huzura ulaşamazsınız. Ben ise kendi günahlarımla barışık olarak, doğruluk ve dürüstlükle hayatımı sürdüreceğim.

Peki ya siz? Ne kadar saldırırsanız saldırın, ne kadar oyun oynarsanız oynayın, fark etmez. Ölüm meleği kapınızı çaldığında herkes eşit karşılanacaktır.

Hesaplaşma, sadece ölüm anı ile sınırlı değildir. İnsan, geçmişte yaptığı hatalar, attığı yanlış adımlar ve yaşadığı ihanetlerle sürekli yüzleşir. Bir arkadaşın sırtından hançer yemesi, aile içindeki ihanet, iş yerindeki haksızlık… Bunların hepsi insanın vicdanına dokunur. Yıllar sonra bile unutulmaz, birikir, içten içe büyür ve sonunda bir gün karşılığını ister. Benim hayatımda da böyle anlar oldu. Beni aldatan, yanıltan, küçük düşüren insanlar vardı. Ama hiçbir zaman içimdeki doğruluktan vazgeçmedim. Hiçbir zaman değerlerimi satmadım. Her ihanet, her saldırı, beni daha güçlü kıldı. Şimdi burada, tüm düşmanlarıma açıkça söylüyorum…

Yaptıklarınızın hesabını er ya da geç vereceksiniz.

Hayat, sadece bugünü değil, geçmişin ve geleceğin de bir hesabıdır. Geçmişin gölgesinde yaptığınız her yanlış, er ya da geç sizi bulur. İnsanlar, kendi hatalarıyla, ihanetleriyle ve günahlarıyla yüzleşmek zorundadır. Bazıları bunu reddeder, bazıları ise inkar eder. Ama gerçek, her zaman ortaya çıkar. Siz kendi oyunlarınızın içinde kaybolabilirsiniz, geçici zevklerle avunabilirsiniz, başkalarını kandırabilirsiniz, ama unutmayın ki her şey bir gün açığa çıkar.

Ben kendi günahlarımla yüzleşiyorum. İnsan olmak hata yapmak demektir, ama hatalarımızla yüzleşmek ve onları kabullenmek olgunluktur. Ben kendi yaşamım boyunca işlediğim günahların farkındayım, onları kabul ederek huzura çıkacağım. Ama siz, başkalarını kandırarak, haksızlık yaparak, geçici hazlarla avunarak yaşayabilirsiniz.

Unutmayın, adalet mutlaka yerini bulur. Ölüm meleği kapınızı çaldığında fark etmez, ister bey olun, ister paşa, fark etmez, herkes eşittir ve hiçbir dünyevi güç bu gerçeği değiştiremez.

Siz kendi oyunlarınızın içinde kaybolabilirsiniz, geçici zaferlerinizle gururlanabilirsiniz, ama er ya da geç yaptıklarınızla baş başa kalacaksınız. Benim huzurum, sizin oyunlarınıza bağlı değil. Siz isteseniz de istemeseniz de, her kötülüğün, her ihanetin açığa çıkacağı gün mutlaka gelir. Sadece ben değil, herkes kendi hesabını verir. Kendi günahlarımla barışık olarak huzura çıkacağım, ama siz yaptıklarınızla yüzleşmek zorunda kalacaksınız. İster bey olun, ister paşa, ister sıradan bir insan, fark etmez. Ölüm kapınızı çaldığında tüm maske ve oyunlarınız anlamını yitirir.

Geçmişte bana zarar verenlerin yüzlerini tek tek hatırlıyorum. Kimisi arkadaş, kimisi akraba, kimisi iş ortağıydı. Her birinin eylemi, beni daha güçlü ve daha dikkatli kıldı. Haksızlık karşısında susmadım, sessiz kalmadım. Her saldırı, bana bir ders oldu ve bugün buradayım.

Siz en iyi arabalara binebilir, en lüks evlerde oturabilirsiniz, ama iç huzurunu ve gerçek adaleti asla satın alamazsınız. Bu yazı, sadece bir öfke patlaması değil, bir hatırlatma, bir uyarıdır. Yapılan her kötülük, her ihanet, er ya da geç gün yüzüne çıkar. Siz kendi oyunlarınızın içinde kaybolabilirsiniz, geçici zevklerle avunabilirsiniz, ama unutmayın ki herkes kendi hesabını verecek ve adalet er ya da geç tecelli edecektir.

Ben kendi günahlarımla barışık olarak huzura çıkacağım. Siz ise, yaptıklarınızla baş başa kalacaksınız ve o gün geldiğinde hiçbir bahane, hiçbir güç size yardım etmeyecek. Hiçbir maskeniz, hiçbir gösteriniz, hiçbir oyun, sizi kurtaramayacak. Benim gözümde adalet, er ya da geç yerini bulur. Benim huzurum, sizin oyunlarınıza bağlı değildir. Siz dünyevi zevklerinizle avunabilirsiniz, geçici hazlarla kendinizi kandırabilirsiniz, ama bilin ki, gerçek hesaplaşma zamanı geldiğinde, herkes eşit olacak, herkes kendi yaptıklarıyla baş başa kalacak.

Ve../

Son kez…

Ben kendi günahlarımla barışık olarak huzura çıkacağım. Siz ise, er ya da geç, yaptıklarınızla yüzleşmek zorunda kalacaksınız. Bu hayat bir sınavdır, ölüm kapıyı çaldığında kimseyi ayıramaz. İster bey olun, ister paşa, ister sıradan bir insan, fark etmez. Herkes eşittir ve hiçbir dünyevi güç bu gerçeği değiştiremez.

HAYDE….

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir