Hayalleri olmayan bir insan için kupkuru bir çöldür. Hayaller, bize yön gösteren yıldızlar gibidir; bazen uzak görünürler ama yolumuzu aydınlatırlar.
Ben uzun süre kendi hayallerimi unuttum. Başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için uğraştım, onların yolunda yürüdüm. Ama sıfır bana şunu öğretti. Kendi hayalini kurmadan, kendi hayatını yaşayamazsın.
Hayallerin peşinden gitmek cesaret ister. Çünkü bazen çevrendekiler sana “olmaz”, “imkansız” der. Bazen senin bile içinden bir ses “ya başarısız olursam” diye fısıldar.
”En büyük başarısızlık, hiç denememektir.”
Ben kendi hayallerim için ilk adımı attığımda, içimde inanılmaz bir özgürlük hissettim. Çünkü artık başkalarının senaryosunu oynamıyordum; kendi hikayemi yazıyordum. O an anladım ki, hayaller sadece geleceği değil, bugünü de güzelleştiriyor.
Belki senin de kalbinin derinlerinde sakladığın bir hayalin var. Belki yıllardır ertelediğin, belki “bir gün” dediğin… O “bir gün” aslında bugün olabilir. Çünkü hayallerin peşinden gittiğinde, yolculuğun kendisi bile sana mutluluk getirir.
”Hayaller, kalbinin sana seslendiği gelecektir. Ona kulak ver.


