Bir zamanlar güç dediğimiz şey, sertlikti.
Yüksek sesle konuşmak.
Son sözü söylemek.
Üstün gelmek.
Haklı çıkmak.
Ve biz buna “hayatta kalmak” dedik.
Ama yol bize şunu öğretti…
Gerçek güç kimseyi ezmeden ayakta kalabilmektir.
Yumuşak güç;
İncinebilme cesaretidir.
Ama kırılmama kararlılığıdır.
Yumuşak güç;
Bağırmamak ama duyulmaktır.
Saldırmamak ama sınır koymaktır.
İntikam almamak ama kendini korumaktır.
Yumuşak güç,
Ruhun dik duruşudur.
Biz artık sertleşerek güçlü olmuyoruz.
Biz, yumuşayarak derinleşiyoruz.
Ve derinleşen insan sarsılmaz olur.


