Bir zamanlar biz her şeyi taşıdık.
Bunu iyilik sandık.
Bunu merhamet sandık.
Bunu insanlık sandık.
Başkalarının yanlışını üstlendik.
Başkalarının sorumluluğunu aldık.
Başkalarının pişmanlığını biz yaşadık.
Ve buna “fedakarlık” dedik.
Ama zamanla şunu öğrendik.
Her taşınan yük, sevap değildir.
Bazı yükler vardır,
insanı büyütmez,
küçültür.
Bazı yükler vardır,
şifa olmaz,
çürütür.
Merhamet, insanı yok ederek yapılmaz.
Merhamet, hakkı koruyarak yapılır.
Merhamet, adaleti unutarak olmaz.
Biz artık ayırt ediyoruz.
Bu gerçekten merhamet mi?
Yoksa alışkanlık mı?
Bu gerçekten sevgi mi?
Yoksa korku mu?
Biz artık iyiliği kendimizi yok ederek yapmıyoruz.


