Bir’e gelen insan artık herkesle aynı hızda yürümez.
Herkesin telaşı ona yabancı gelir.
Herkesin aceleciliği onu yorar.
Çünkü o, artık yavaşlığın değerini bilir.
Yavaş bakmayı.
Yavaş düşünmeyi.
Yavaş karar vermeyi.
Yavaş sevmeyi.
Çünkü hızlı yaşanan her şey çabuk tükenir.
Ama yavaş yaşanan şeyler yerleşir.
Derinleşir.
Kalıcı olur.
Ve insan, kendi hızını bulduğunda, başkalarının hızına yetişmek istemez.


