39. Yanlış İnsanlardan Sonra Biz Sezgilerimize Sahip Çıkarız

Eskiden içimize geleni bastırırdık.
“Abartıyorsun.” derdik kendimize.
“Yanılıyorsun.” derdik.
“İyi düşün.” derdik.

Çünkü bize hep şu öğretildi…
Akıl konuşur, kalp susar.
Mantık bilir, his yanılır.

Ama biz,
En çok kalbimizi susturduğumuzda kaybolduk.

İçimiz bir şey dediğinde,
Biz başka bir şey yaptık.
Bir şey hissettiğimizde,
Biz başka bir şey savunduk.
Bir şeyin yanlış olduğunu bildiğimizde,
Biz doğru gibi davrandık.

Ve sonra ne oldu?
Yanıldık.
Kırıldık.
Kandırıldık.
Kendimize kızdık.

Şimdi biliyoruz.
Sezgi bağırmaz.
Sessizdir.
Naziktir.
Ama nettir.

Sezgi olmadan önce söyler.
Dağılmadan önce uyarır.
Kırılmadan önce ses verir.

Biz artık bu sesi susturmuyoruz.

Çünkü sezgimizi susturduğumuz her an,
Başkalarının hikayesinde figüran oluruz.

Ve biz…
Artık figüran değiliz.

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir