Kara, gece lambasının sarı ışığı altında kağıdı önüne koydu.
Kalemi eline aldığında ilk kelimeyi bile yazamadı.
Bir insanın en büyük korkusu bazen söyleyemedikleri değil, söylemeye cesaret ettikleridir.
Kağıda ilk harfi yazarken yutkundu.
“Beyaz”
Senin adın bile dokunduğum her kağıdı incitiyor.
Adını yazdığım anda kelimeler güç kaybediyor.
Çünkü senin kadar temiz bir kelime yok.
Ben bu mektubu sana göndermeyeceğim.
Gönderemem.
Gönderirsem, dönmek zorunda kalırım.
Ve ben dönmeye hazır değilim.
Biliyor musun, herkes seni güçsüz sandı.
Sessizliğini yanlış anladılar.
Ben anladım.
Sen bağırmadan direnebilen bir kadındın.
Ben ise, kaçarken bile kendimi güçlü sanan bir zavallı.
“Bir gün döneceğim.” dedim.
Sanki söz vermek yeterdi.
Sanki beklemek senin görevinmiş gibi…
Sen beni hiç beklemedin.
Sen sadece kalbinin kapısını kapatmadın.
Ben gittiğim her şehirde seni aradım.
Bir kadının bakışında,
Bir trenin camında,
Bir yağmur damlasının izinde…
Ama sen hiçbir yerde değildin.
Çünkü sen, hiçbir yerde aranmadan bulunacak kadar özeldin.
Ben hep yol seçtim, Beyaz.
Çünkü kalmak cesaret isterdi.
Sen benim sığınağımdın,
Ben ise senin fırtınan.
Sen bir yuva kurabilirdin.
Ben bir duvar bile örmeyi beceremedim.
Bir adam olurum sandım.
Olamadım…
Bir gün sana dönerim sandım.
Dönemedim.
“Neden gittin?” diye sorarsın belki.
İşte cevabı geliyor…
Ben sevilmeyi hak etmediğimi düşündüm.
Senin gözlerinde kendimi tanıyamadım.
Sen beni sevdiğinde, ben kendimden korktum.
Çünkü sen, benim en sessiz yerimi duydun.
Yaralarımı gördün.
Sözlerimden önce gözümü okudun.
Hiç kimse bana böyle bakmadı.
Ben o bakışa layık olamadım.
Her gece seninle konuşuyorum.
Bir çayın buğusunda,
Bir yolun sessizliğinde,
Bir köprünün gölgesinde…
Ben aslında hiçbir yere gitmedim.
Gittiğim bütün yollar,
Beni yine sana çıkardı.
Döndüm ama kapına değil, kendime.
Çünkü öğrendim…
Sevmek gitmekse,
Sevilmek kalmaktır.
Sen hep kaldın.
Ben hep kaçtım.
Bugün postaneye gidip zarfı elimde tuttum.
Adını yazacaktım.
Ellerim titredi.
Bir insan bazen bir adrese değil, bir yüreğe teslim olur.
Ben senin yüreğine teslim olamadım.
Zarfı yırtmadım.
Çünkü umut hala içinde.
Asla göndermeyeceğim bu mektubu
çekmeceme koyuyorum.
Gönderirsem seni yeniden kaybetmek zorunda kalırım.
Sen benim yazamadığım cümle,
Bitiremediğim şiir,
Söyleyemediğim kelime oldun.
Ve bu mektup bir veda değil.
Bu mektup,
Sana hiç başlayamamış bir adamın,
Kendi kendine söylediği son doğrusudur.
Kara


