9. Yalnızlık ve Korku

Yalnız kaldığımda korku daha net görünüyor.
Kalabalıktayken üstü örtülen şeyler,
Sessizlikte ortaya çıkıyor.

Bu korku birden gelmiyor.
Kapıyı çalmıyor.
Hızlıca içeri dalmıyor.

Daha yavaş.
Daha sessiz.

Bir an fark ediyorum.
İçimde bir sıkışma var.
Bir huzursuzluk.

O an anlıyorum ki,
Korku da burada.

Eskiden bu anlarda hemen bir şey yapardım.
Yerimde duramazdım.
Dikkatimi başka yere çeker,
Kendimi meşgul ederdim.

Korkunun yanında kalmak istemezdim.

Şimdi kalıyorum.

Bu, cesur bir duruş gibi görünmüyor.
Hatta çoğu zaman ürkek.

Ama gerçek.

Yalnızlıkta korkuyla yan yana durduğumda,
İlk hissettiğim şey panik olmuyor.

Daha çok bir rahatsızlık.
Yerini bilmediğim bir ağırlık.

Ve ben bu ağırlığı hemen dağıtmaya çalışmıyorum.

Bir süre sonra fark ediyorum ki,
Korku beni itmeye çalışmıyor.

O da benimle duruyor.

Ne konuşuyoruz
ne de tartışıyoruz.

Aynı odadayız sadece.

Bu halde korkunun şekli değişiyor.
Büyümüyor.
Yayılmıyor.

Ben durdukça,
O da duruyor.

Bedenim de buna eşlik ediyor.
Nefes yavaşlıyor.
Omuzlar gevşiyor.
Zihnim tek bir noktaya kilitlenmiyor.

Korku hala var.
Ama beni yönetmiyor.

Bu duruş bana şunu gösteriyor.
Korku, kaçtıkça büyüyor.
Yanında kaldıkça sadeleşiyor.

Yalnızlık burada işe yarıyor.
Çünkü kimse yokken,
kendimi kandıramıyorum.

Korku neyse o.
Ben de neysem oyum.

Korkuyla kalabildiğim her an,
İçimde küçük bir denge oluşuyor.
Ani değişimler yok.

Ama içerde bir yer sağlamlaşıyor.

Artık korku geldiğinde,
Onu susturmaya çalışmıyorum.
Yok saymıyorum.

Bir süreliğine yer açıyorum.

Ve bu yer açma hali,
Hayatın başka yerlerine de yayılıyor.

Zor kararlar geldiğinde.
Belirsizlik uzadığında.
Ne olacağını bilmediğim zamanlarda.

Korku var.
Ama ben de varım.

Yalnızlık ve korku yan yana geldiğinde,
Beni dağıtmıyor.

Beni tutuyor.

Yerimde.

Ve bu hayatın içinde en çok ihtiyaç duyduğum şey oluyor.

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir