8. Yalnızlık ve Üretim

Yalnız kaldığımda bir şey oluyor.
Hemen değil.
Bir anda da değil.

Önce dağınıklık çıkıyor ortaya.
Yarım kalmış düşünceler.
Üst üste binmiş cümleler.
Ne söylemek istediğini tam bilmeyen bir yol…

Bu aşama keyifli değil.
Ama tanıdık.

Üretim dediğimiz şey, bende parlak bir anla başlamıyor.
Önce durmak geliyor.
Sonra içimde bir toparlanma ihtiyacı beliriyor.

Yalnızlık bu noktada devreye giriyor.

Çünkü kimse yokken,
Kendimi göstermek zorunda kalmıyorum.
Bir şey beğendirmek zorunda kalmıyorum.
Hızlı olmak zorunda kalmıyorum.

Yalnız kaldığımda üretmek bir zorunluluk olmaktan çıkıyor.
Bir çağrıya dönüşüyor.

İçimde birikenler yer arıyor.

Bazen bir yazı olarak.
Bazen bir düşünce olarak.
Bazen sadece sessizce şekil alan bir niyet olarak.

Kalabalıkta üretim çoğu zaman performansa dönüşüyor.
Bir yetişme hali.
Bir gösterme çabası.

Yalnızlıkta ise üretim daha dürüst oluyor.

Kimse bakmıyorken yazılan cümleler,
en az süslenen cümleler.

Ama en gerçek olanlar da onlar.

Yalnızken hata yapmaktan korkmuyorum.
Çünkü kimse görmüyor.
Silmek kolay.
Baştan başlamak mümkün.

Bu rahatlık, üretimin önünü açıyor.

Yalnızlıkta üretim hızlanmıyor.
Derinleşiyor.

Bir fikrin içinde daha uzun kalabiliyorum.
Bir duyguyu hemen kapatmıyorum.
Bir düşüncenin nereye gittiğini izliyorum.

Bu izleme hali,
Dışarıda kolay bulunmuyor.

Bazen hiçbir şey üretmiyorum.
En azından dışarıdan bakıldığında.

Ama içimde bir düzenleme oluyor.
Yer değiştiren öncelikler.
Sessizce netleşen sınırlar.

Bu da bir üretim.

Yalnızlık üretimi kutsal yapmıyor.
Ama samimi yapıyor.

Çünkü yalnızken kimseye hesap vermiyorum.
Ne yaptığımı açıklamak zorunda değilim.
Neden yapmadığımı da.


Üretmek her zaman ortaya bir şey koymak değil.

Bazen bir fikri çöpe atmak.
Bazen bir düşünceden vazgeçmek.
Bazen eski bir yönü bırakmak.

Bunların hepsi üretimin parçası.

Yalnızlık bana üretirken sabrı öğretiyor.
Her şey hemen ortaya çıkmıyor.
Bazı şeylerin demlenmesi gerekiyor.

Bu bekleyişte acele ettiğimde,
Ortaya çıkan şey eksik kalıyor.

Yalnızken ürettiklerim,
Kalabalıkta taşıdıklarımdan daha hafif oluyor.

Çünkü başkalarının beklentisi yok.
Karşılık alma arzusu yok.
Onay ihtiyacı yok.

Sadece niyet var.

Bu yüzden yalnızlıkla üretim arasında güçlü bir bağ var benim için.

Yalnız kaldığımda içim açılıyor.
İçim açıldığında bir şeyler şekil buluyor.

Ve bu şekil,
Ne olursa olsun
Bana ait oluyor.

Yalnızlık ve üretim…

Sessizlikte ortaya çıkan şeyler,
Çoğu zaman en sağlam olanlar.

Çünkü onlar,
Başkasına göre değil,
Kendimle temas halindeyken doğuyor.

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir