Yalnızlıktan kaçtığım zamanlar oldu.
Bir de bilerek yalnız kaldığım zamanlar.
İkisi aynı şey değil.
Kaçtığım yalnızlık beni daraltıyordu.
Seçtiğim yalnızlık ise alan açıyor.
❖
Bazen özellikle geri çekiliyorum.
Telefonu kapatıyorum.
Plan yapmıyorum.
Kimseye hesap vermeden bir gün geçiriyorum.
Bunu yaptığımda içimde hafif bir genişleme oluyor.
Sanki üzerimde görünmeyen bir yük varmış da
Bir süreliğine bırakmışım.
❖
Seçilen yalnızlık, küsmek değil.
İnsanlardan uzaklaşmak değil.
Hayattan kopmak hiç değil.
Bu, kendime yer açmak.
Gün içinde o kadar çok şeye maruz kalıyorum ki,
Sözlere, taleplere, beklentilere, hızlara.
Bir noktada kendi sesim arada kayboluyor.
❖
Bilerek yalnız kaldığımda,
O ses geri geliyor.
Ne istediğimi daha net duyuyorum.
Neye tahammülüm kalmadığını anlıyorum.
Neye gerçekten ihtiyaç duyduğumu fark ediyorum.
Bu netlik kalabalıkta zor oluşuyor.
❖
Seçilen yalnızlıkta üretkenlik artıyor.
Ama bu sadece iş üretmek değil.
Düşünceler toparlanıyor.
Duygular yerine oturuyor.
Dağılmış yerler bir araya geliyor.
Sanki içimdeki masayı topluyorum.
❖
Bu yalnızlıkta zaman farklı akıyor.
Saatlere bakmıyorum.
Yetişme telaşı yok.
Bir şeyi kanıtlama isteği yok.
Bu yavaşlık bana iyi geliyor.
❖
Seçilen yalnızlık, sınır koymayı da öğretiyor.
Her çağrıya gitmem gerekmiyor.
Her mesajı anında cevaplamam gerekmiyor.
Her ortamda bulunmam gerekmiyor.
Bu farkındalık suçlulukla karışabiliyor başta.
Ama zamanla rahatlıyor.
❖
Kendimle kalabildiğimde, başkalarıyla daha sağlıklı kalabiliyorum.
Çünkü o zaman ilişkiye ihtiyaçtan değil tercihten giriyorum.
Tutunmak için değil,
Paylaşmak için.
❖
Seçilen yalnızlıkta bir berraklık var.
Daha az konuşuyorum ama daha net konuşuyorum.
Daha az dağılıyorum ama daha derin hissediyorum.
Bu hal beni güçlendiriyor.
❖
Yalnız kalabilmek bir yetenek aslında.
İnsan kendi varlığından kaçmadığında gelişiyor.
Kendi düşünceleriyle oturabildiğinde.
Kendi duygularını taşıyabildiğinde.
Bu, başkasına bağlı olmayan bir sağlamlık veriyor.
❖
Seçilen yalnızlık bana cok iyi geliyor.
Ben kendimle iyi olduğumda,
Dünya daha dengeli geliyor.
Çünkü o zaman dışarıdan gelen hiçbir şey
İçimdeki boşluğu doldurmak zorunda kalmıyor.
❖
Ve ben artık biliyorum ki,
Yalnızlık her zaman bir kayıp değil.
Bazen insanın kendini yeniden topladığı,
Kendi merkezine döndüğü bir alan.
Buradan çıktığımda daha sakinim.
Daha netim.
Daha az savruluyorum.
Ve bu hal…
Kalabalıkların içinde bile içimde bir denge bırakıyor.


