GÖRÜNMEYEN AĞIRLIK

İnsan bazen göründüğünden daha ağırdır.
Ne yüz çizgileri…
Ne gözlerin rengi…
Ne de sözcüklerin kalınlığı bunu söylemez.

Çünkü gerçek yükler ağırlıkla değil sessizlikle hissedilir.

Bir an gelir insan kendini tartar…
Kimse görmeden kimse söylemeden.

Sessizlik, o kadar da sessiz değildir.
İnsan göğsünde bir boşluk hisseder.
Ne bir sızlama
Ne bir hıçkırık…
Sadece bir bekleyiş.

Beklemek, bazen bir söz değildir.
Ama bütün sözlerden daha yüksektir.

İnsan derin bir nefes alır.
Bir durur.
Bir adım öteye bakar.

Ve fark eder ki.
Yük ağır değildir..
Yerindedir.

İnsan yükü taşımak için değil,
yürümek için seçer.

Taşırken yorulur,
Bırakırken öğrenir.

Öğrenir ki…
En ağır yük görünmeyen hallerdir.

Bir zaman gelir insan sesini dinler.
Başka hiçbir sesi değil.

Ve ilk defa bilir…
Daha ağırlık hissetmek
Hiç yapmadığı kadar cesaret ister.

Bu hal ne bir başlangıçtır…
Ne bir son…

O sadece insanın kendiyle konuştuğu yer.

Sessizdir ama dolu.
Boş değildir ama hafiftir.

Ve insan bilir.
Artık yürüyebilir.

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir