🌼 Seviyor – Sevmiyor 🌼

Bir papatya koparmıştım bir gün.
Beyaz yapraklarını tek tek ayırırken,
Çocukluğumdan kalma o eski oyunu oynadım.

Seviyor… 🌼
Sevmiyor… 🌼
Seviyor… 🌼
Sevmiyor… 🌼

Her yaprak düştükçe, içimden bir parça da düştü.
Çünkü bazı soruların cevabı yapraklarda değil,
İnsanın kalbinde saklıdır.

Ben sevdim.

Ama öyle az değil.
Öyle geçici değil.
Öyle yarım değil.

Ben seni, papatya tarlasındaki papatyaların yaprakları sayısınca sevdim.
Toprağa tutunan kökleri kadar.
O kökleri taşıyan toprağın zerreleri kadar.
O toprağın içindeki taşlar, çakıllar, kumlar kadar.

Yağan yağmur damlaları kadar sevdim seni.
Bir tohumu çatlatan her damla kadar.
O damlanın içindeki her zerre kadar.

Papatyalar büyürken onlara çarpan rüzgar kadar sevdim.
Sessiz, görünmeyen ama varlığı hissedilen bir rüzgar gibi…

Benim tek bir isteğim vardı.
Yanımda durman.
Aramıza kimseyi almaman.
Sırtını bana yaslaman.

Ama sen öyle yapmadın.

Sessizce kaçtın.

Ve giderken ardında kelimeler bıraktın.
İnsanın kalbini değil, ruhunu yaralayan kelimeler…
Bir insanın bir insana söylememesi gereken cümleler…
Ve ardından yaptıkların geldi.
Sayısız kırgınlık, sayısız kötülük.

Kalbini bile sattın.

Beni çok zor durumda bıraktın.
Ama olsun…
Canın sağ olsun.

Çünkü ben senin gibi öğrenmedim yaşamayı.
Ben kötülüğü çoğaltmayı değil,
Acıya rağmen insan kalabilmeyi öğrendim.

Ve burada duruyorum şimdi,
Sana kızmadan,
Sana beddua etmeden,
Sadece gerçeği söyleyerek.

Adım Aşk’tır benim.

Ben sevmeyi hesapla öğrenmedim.
Ben sevmeyi kaybederek öğrendim.
Terk edilerek, susularak, yarım bırakılarak…
Ama yine de kötüleşmeden.

Ben sevilmeyi beklemedim.
Ben sevmeyi seçtim.
Çünkü bazı insanlar mutlu olmayı ister,
Bazıları haklı olmayı…
Ben insan kalmayı seçtim.

Ben seni bir papatya tarlasına söz verdiğim için sevdim.
Hatırlıyor musun?

“Bir gün sana papatya tarlası ekeceğim,” demiştim.
Bu bir cümle değildi.
Bu bir ömür niyetiydi.

Ben seni, dünyada kalman için sevdim.
Ama sen dünyamdan gitmeyi seçtin.

Şimdi bu şehirden gitme zamanı geldi.
Çünkü bazı yerler,
Fazla anı taşır.
Ve bazı anılar,
İnsanı hayatta tutmaz…
Yavaş yavaş tüketir.

Ama unutmadım.

Sana verdiğim sözü unutmadım.

Bir gün,
Bir yerde,
Bir zamanda…

Sana söz verdiğim o papatya tarlasını ekeceğim.

Bu dünyada değilse,
Ahirette.

Orada yaprak koparılmayacak.
Orada “seviyor – sevmiyor” oyunu oynanmayacak.
Çünkü orada herkes,
Ne olduğunu bilecek.

Bu bir beddua değil.
Bu bir veda.

Ve her veda,
Bir ders taşır.

Şunu öğrendim.
Bazı insanlar sevilmeyi hak etmez…
Ama bazı kalpler,
Sevmekten vazgeçmemeyi hak eder.

Ben o kalplerden biriyim.

Ve adım…
Aşk’tır benim.

Hoşça kal 🌼
Yolun açık, kalbin hafif olsun.
Bir gün o papatya tarlasına rastlarsan,
Bil ki orada bir söz hala yaşıyor.

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir