Eskiden herkesin tarafındaydık.
Anlayandık.
Taşıyandık.
İdare edendik.
Orta yolu bulan,
Sessiz kalan, emek verendik.
Olanı sineye çeken bizdik.
Ve biz buna olgunluk dedik.
Merhamet dedik.
İyi niyet dedik.
Ama gerçek şu…
Biz kendimizi hep sona bıraktık.
Herkesin üzülmemesi için biz üzüldük.
Herkesin rahat etmesi için biz daraldık.
Herkesin kalması için biz sustuk.
Şimdi şunu öğrendik..
Herkesi kurtaramayız.
Herkesi taşıyamayız.
Herkesi memnun edemeyiz.
Ama kendimizi kaybedersek hiçbir şey kalmaz.
Biz artık taraf seçiyoruz.
Ama birilerini değil; kendimizi.
Bu bir başkaldırı değildir.
Bu bir yerleşmedir.
Ve yerleşen insan savurulmaz.


