İnsan’ın Sustuğu Yerde Başlayan Yol

Bazı yerler vardır, anlatılamaz. Çünkü kelime yetmez. Cümle tutmaz. Mantık orada çalışmaz. Sidretü’l-Münteha, işte böyle bir yerdir.

Ben onu hep şöyle düşündüm…

İnsan nereye kadar gidebiliyorsa, oraya kadar yürür. Sonra durur. Çünkü artık yürüyecek yol değil, bırakacak yük kalır.

Sidretü’l-Münteha, bilmenin bittiği yer değil sadece… Kendini kandırmanın bittiği yerdir. İnsan orada ilk kez gerçekten dürüst olur. Kimseye değil; kendine.

Sıfır da öyledir.

Sıfır, yokluk değildir. Sıfır, maskesiz kalmaktır.
Sıfır, “Ben Böyleyim” deme cesaretidir.
Sıfır, kaçamamaktır.

İnsan bazen her şeyini kaybeder gibi hisseder. Gücünü, inancını, hevesini, insanlara olan güvenini… İşte o an Sıfır’a düşmüştür. Ama kimseye söyleyemediği bir şey vardır.

Aslında kaybettiği şeyler değil, yükleri gitmiştir.

Sidretü’l-Münteha’da melekler bile durur denir. Çünkü oradan sonrası bilgiyle değil, teslimiyetle yürünür. Sıfır’da da insanın bütün savunmaları biter. Haklılıklar susar.

Bahaneler çöker. “Ama”lar anlamsızlaşır.

Sadece şu kalır…
Kalp.
Nefes.
Bir’de içten gelen bir “Allah’ım…”

İnsan Sıfır’da çok şey öğrenmez. Ama çok şeyi unutur.
Kibir gider.
Gösterme ihtiyacı gider.
Herkese bir şey ispatlama derdi gider.

Ve bu, insanı Bir’e hazırlar.

Bir, güçlü olmak değildir. Bir, sert olmak değildir. Bir, herkesten üstün olmak değildir.

Bir, insan kalabilmiş olmaktır.

Sidretü’l-Münteha’ya gelen insan, geri döndüğünde eskisi gibi olmaz. Daha sessiz olur. Daha yavaş konuşur. Daha az yargılar. Çünkü bilir. İnsan dediğin şey, kolay kırılır.

Ben Sıfır’ın çok kıymetli olduğunu sonradan anladım. Çünkü insan orada gerçekten dua eder. Pazarlık yapmadan. Şart koymadan. Rol yapmadan.

Sadece der ki…
“Ben buradayım. Olduğum halimle.”

İşte o cümle, Sidretü’l-Münteha cümlesidir.

Bazı insanlar yukarı çıkmak ister ama eğilmeyi bilmez. Bazı insanlar kazanmak ister ama kaybetmenin ne öğrettiğini bilmez. Bazı insanlar Bir’e ulaşmak ister ama Sıfır’dan korkar.

Oysa Sıfır olmadan Bir olmaz.

Kırılmadan yumuşamaz insan.
Düşmeden anla(ya)maz.
Susmadan duyamaz.

Sidretü’l-Münteha, bir yer değildir. Bir halidir. Sıfır da öyledir. Ve insan, ancak durduğunda gerçekten yürümeye başlar.

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir