Yıkılsın dünya…
Varsın gök delinip yağsın üstüme,
Varsın sokaklar karanlığa gömülsün,
Sensiz bir günün bile anlamı yok bana.
Bir sabah uyanıyorum,
Adın yok penceremde.
Rüzgar bile seni sormuyor artık,
Sanki ayrılığın bile yoruldu bu sevdaya.
Yüreğimde bir düğüm var,
Kim çözse ölür, kim bilse susar.
Bir sancı bu,
İnsanı günahlarından arındıracak kadar ağır,
Bir yara bu,
Kimseye anlatılsa inanılmayacak kadar derin…
Bir hayal düşüyor geceye,
Gölgemden kopup gidiyor sanki.
Adım adım seni arıyor,
Her köşede sende kalmış bir nefes arıyor,
Her sessizlikte seni bağırıyor içimdeki çocuk.
Hangi yıldızın ardında saklandın?
Kader bile dönüp yüzüme bakmıyor sensiz.
Gökyüzü değil,
Ben ağlıyorum tüm yıldızların yerine.
Yıkılsın dünya…
Varsın taş üstünde taş kalmasın,
Ben sensizliğin altında ezilmişim,
Dünya mı dayanır bana?
Bir ses arıyorum gecelerde,
Yaralı kalbime değecek bir tını,
Bir nefes istiyorum rüzgardan,
Belki senden kalan son sıcaklık diye.
Sen yoksun…
Gönlüm hala kapında bekliyor,
Üşüyen elleriyle varlığını ısıtmaya çalışan bir yetim gibi.
Dağlara karlar düşüyor dışarda,
Ama içimdeki soğuk
Hiçbir mevsime benzemiyor artık.
Bir dağ yıkılmış gibi duruyor içimde,
Bir dağ…
Seninle yükselen,
Sen gidince çöküp beni altına gömen.
Bir adım atsam yollar bitmiyor,
Her yol sana çıkardı eskiden,
Şimdi hiçbir yol bana çıkmıyor.
Sensizken nefes bile yarım,
Aldığım her nefes seni eksiltiyor içimden.
Yıkılsın dünya…
Yansın şehirler,
Kahrolsun ne varsa,
Bir tek sen kal yeter.
Kader bile boyun eğsin adının geçtiği yerde,
Ben seni çağırıyorum,
Duyan varsa utansın sessizliğinden.
Şimdi soruyorum kendime:
Sensiz bir hayatı kim tamamlayabilir?
Hangi şarkı eksik bir yüreği onarabilir?
Hangi dua bir boşluğu doldurabilir?
Sensiz bu ömür
Bir nehir gibi akıp gidiyor ama
Hiçbir yere varmıyor.
Hep eksik…
Hep derin…
Hep senin yokluğuna gömülmüş bir karanlık kadar ağır.
Ve ben,
Dünya yıkılsa da
Bir tek gerçeği saklı tutuyorum içimde:
“Sen yoksan, hiçbir şey tamam değil.”


