Bir telaş var içimde…
Sana yetişememekten değil,
Senin beni unutmandan korkuyorum.
Bir adım geciksem,
Kader kapıyı üstüme kapatacakmış gibi…
Bir adım öne çıksam,
Kalbim düğümlenecekmiş gibi.
Geceyi bölen o ince sessizlikte…
Adını sayıklayan rüzgarı duyuyorum.
Evlerin ışıkları bir bir sönüyor,
Ama bendeki yangın sönmüyor.
Sanki sokaklar benim derdimi biliyor,
Kaldırımlar ayak izimi tanıyor,
Ama sen…
Sen bu telaşı hiç bilmiyorsun.
Bir telaş var içimde…
Sanki sıfırdan başlamış bir acı bu.
Her nefeste yeniden doğuyor,
Her doğuşunda bir yanımı alıp götürüyor.
Kalbimin içinde bir “Bir” var,
Tek kalmış, eksilmiş,
Ama hala seni soran bir “Bir”…
Kapına gelirsem yağmur olurum,
Düşlerimde seni görürsem kor olurum.
Geceden ödünç aldığım hüzünle
Senin yoluna diz çökerim.
Bir ses, bir gölge, bir hatıra yeter bana;
Ama senin sessizliğin
Dağlardan daha ağırdır bana.
Bir telaş var içimde…
Dönersin diye beklediğim her dakika…
Ömrümden bir parça eksiliyor.
Saatlere küstüm,
Zamanı elimde tutamayınca.
Kendime darıldım,
Seni kalbimden söküp atamayınca…
Ne zaman kapı çalsa
Umarım sensindir derim,
Çıkıp gelen rüzgâr bile olsa,
Ne zaman telefon çalsa,
Sen sandım,
Çalan sustuğum yalnızlık olsa da.
Bu telaş,
Seninle başlayıp
Sensizlikte büyüyen bir yangın gibi.
Külleri savruluyor odamda,
Ama ateşi hiç sönmüyor içimde.
Bir telaş var içimde…
Ya dönersen?
Ya hiç dönmezsen?
Ya beni bir gün tamamen unutursan?
Ya adımı bile hatırlamazsan?
Bilmiyorum…
Ben sadece kalbimin elimden kaymasını istemiyorum.
Sadece seni kaybetmekten korkuyorum.
Sadece bu telaşın beni öldürmesinden korkuyorum.
Ve bir gün dönersen,
İşte o an,
Söz veriyorum…
Bu telaşı da,
Kırılmışlığımı da,
Tüm acımı da
bir “Sıfır”a gömeceğim…
Ama bugün…
Bugün hala telaş içindeyim…


