Yürürken sessizce taşar izinden,
Bir başka ritim, bir başka düzen.
Ne taktığın saatte, ne bindiğin arabada
Onlar, senin duruşunu kıskanır aslında.
Gülüşün dokunur karanlık yüreklere,
Senin olduğun yerde eksilir perde.
Bir ışıksın, göz alırsın uzaktan,
Ama bil ki her parlayan, alkışlanmaz her zaman.
Sen geçtikçe eğilir başlar,
Kendiyle savaşamayanlar taşlar.
Kendine ayna tutamayan gözler,
Senin ışığında gölgelenir ezber.
Ne zenginliğin, ne şöhretin gerek,
Yalnızca “kendin gibi olman” yeter demek.
Ve onlar… seni anlamaz, anlamaz çünkü,
Gerçek olana alışık değil hiçbiri.


