”Kısa bir ara… ”Devlet Babadır, Ülkü Evlat”

Ülkü; Bir Söz Değil, Bir Terbiyedir

Ülkü, kelimelerin sertliğiyle değil, yüreğin namusuyla ölçülen bir yoldur.
Sloganlarla değil, sabah karanlığında uyanan vicdanla başlar.
Göğsünü yumruklayarak değil, adaletin önünde baş eğerek yükselir.

Gerçek ülkücü; elinde bayrak taşımadan önce, içinde bayrak taşıyandır.
Vatanı severken milleti ayırmayan, milleti severken insanı dışlamayandır.
Bilir ki; bu toprakta Türk olmak, bağırarak değil çalışarak ispat edilir.

Ülkücülük Kavga Değil, Tövbedir.”

Kavga eden herkes kahraman, bağıran herkes dava adamı değildir.
Bir yumruk bazen cesarettir ama çoğu zaman acziyetin gürültüsüdür.
Asıl ülkücülük; nefsini yenmeyi bilmek, öfkesini milletinin hayrına dizginlemektir.

Ülkücülük;
Trafikte önüne kıranı dövmek değil, sabretmektir.
Devletine söverek kahraman kesilmek değil, devletini sövdürmemektir.
Meyhanede memleket kurtarmak değil, sabahın altısında işine gidip memleketi omuzlamaktır.

Devlet terbiyesi, nezakettir.
Devlet terbiyesi, devlete küsmeden yanlışını söyleme cesaretidir.
Devlet terbiyesi, kadim bir bilgeliktir: “Devlet ebed müddet.”

Devleti seven, devlete zarar vermez.
Devleti eleştiren, devleti zayıflatmaz.
Devlet terbiyesi görmüş insan bilir ki;
Devletin bekası bağıranlarla değil, sadakatle yaşayanlarla korunur.

Gerçek Ülkü; İkbalde Değil, İstikamettedir

Kolay makamlara koşanlar, zor zamanlarda kaybolur.
Gerçek ülkücüler ise; makamın önünde değil, vatanın ardında yürür.

Onlar reklam yapmaz.
Onlar poz vermez.
Onlar taşlı yolda bayrağı bırakır mı, bırakmaz mı…
Tarih bunu suskun gülüşlerinde tartar.

Ülkü; Sıfırdan Başlamayı Bilmektir.

Gerçek ülkücü, sıfırdan korkmaz.
Kaybettiğinde devleti suçlamaz.
Düştüğünde milleti günah keçisi yapmaz.
Sıfır noktasında bile vatanı “Bir” görür.

Çünkü bilir…
Bir milletin başına gelen en büyük felaket yokluk değil, umutsuzluktur.
Bir ülkücünün düşeceği en büyük çukur yokluk değil, vicdansızlıktır.

Ülkü;
Bağırmak değil, dayanmak…
Kızmak değil, doğrulmak…
Yıkmak değil, inşa etmek…
Nefret etmek değil, adalet etmek…
Öfke değil, ahlak…
Şov değil, sadakat…
Söz değil, yaşamaktır.

Ve gerçek Ülkücü bilir ki…

Bu bayrak yerde değil, gökte dalgalandığı için değil,
Onu taşıyanlar yerde sağlam durduğu için yükselir.

Dursun Yücel’in son sözü şudur…

“Devlet sıfırlanmaz, millet yenilmez.
İnsan sıfırlanır, Ülkü Bir’den yeniden başlar.”

Ben giderim ama bayrak düşmez,
Ben susarım ama devlet susmaz,
Ben yorulurum ama yol bitmez,
Ben sıfır olurum ama Ülküm Bir kalır.

Çünkü Ülkü, insanın ayakta ölmesidir.
Ve ancak ayakta ölenler, toprağa destan olarak düşer.

CCC,

Kategoriler:


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir