Umut, görünmez bir ışık gibidir; bazen küçücük bir kıvılcım, bazen içini ısıtan bir nefes. Ne kadar derine düşersen düş, içinde bir umut kırıntısı kaldığı sürece yeniden ayağa kalkabilirsin.
Ben umudu kaybettiğim anlar yaşadım. Günlerce karanlığın hiç bitmeyeceğini sandım. Ama bir sabah, gökyüzüne baktığımda şunu fark ettim. Güneş her gün yeniden doğuyorsa, benim de yeniden doğmaya hakkım var. İşte o an, umut içimde yeniden filizlendi.
Umut, sadece geleceği hayal etmek değildir. Umut, bugünün acısını taşırken yarının güzelliğine inanabilmektir. Umut, sana sabır verir, güç verir, yol verir.
Belki sen de şu an zor bir dönemden geçiyorsun. Belki her şey üst üste geliyor, belki karanlık çok uzun sürüyor. Ama unutma: umuda tutunduğun sürece kaybolmazsın.
Hayatın en karanlık anlarında bile insanı ayakta tutan tek şey vardır… ”Umut”
”Çünkü umut, seni yarına taşıyan en güçlü kanattır.”


