Ne mezar ölüyü bekler,
Ne toprak sabrı bilir…
Asıl bekleyiş,
Geride kalanların göğsündedir.
Toprak acelecidir,
Sessizce örter üstünü.
Ama acı örtülmez,
Zamanla bile.
Ölen gider sanırlar,
Oysa giden sadece bedendir.
Ses kalır, bakış kalır,
Yarım kalan cümleler kalır.
Ne mezar ölüyü bekler,
Ne ölüm vakti sorar.
Asıl ölüm,
Yaşarken içten içe eksilmektir.
Bir fotoğraf kadar donar insan,
Bir eşya kadar susar.
Ve en çok da,
“Keşke”ler yaşar bu dünyada.
Mezar doludur belki,
Ama boş kalan
Bir kalptir.


