Bazen insanın başına büyük şeyler gelebilir.
Her şeyi kaybedebilirsin.
Sebebi de bellidir, adresi de.
Ama bunu söylediğinde sana “deli” derler.
Oysa bilmezler ki,
Onlarda olmayan tam da budur.
Çünkü onların niyeti nettir.
Gizlenmez, saklanmaz.
Bakınca anlaşılır.
Haberci gönderirler,
Yoklayıcı yollarlar.
Kimi siberden gelir,
Kimi kiralık dille, kimi ise satılık bedeni ile konuşur.
İftira denerler,
İnkarla örtmeye çalışırlar,
Şantajı da eksik etmezler.
Her yolu mübah sayan bir düzen bu.
Ve bu düzenin bir havuzu vardır.
Herkes payını alır.
Kimi makam alır,
Kimi para,
Kimi alkış.
Kazandıklarını sanırlar.
Ama bu bir kazanım değil,
Geçici bir paylaşım sadece.
Bu basamaklar eksiyle başlar.
–18’den…
Sıfır’a ulaşırlar mı ? orası meçhul.
Ama şuna inanıyorum.
Hayat, kimseyi pas geçmez.
Herkes tokadını bir şekilde tadar.
Kimi gençken,
Kimi geçken.
Ben bu hesabı insana bırakmıyorum.
Bu yağma düzenini,
Bu ganimet sevdasını,
Yüce Yaradan’a havale ediyorum.
Çünkü adalet bazen geç gelir,
Ama adresini şaşırmaz…
Artık her söze cevap vermiyorum.
Her bakışı açıklamıyorum.
Çünkü bazı şeyler anlatıldıkça eksiliyor.
Bazı yaralar sessizlikte daha hızlı iyileşiyor.
Sükut, bazen en doğru cümle oluyor.
Bu yolda öğrendim ki…
İnsan her şeyi bilmek zorunda değil ama kendini bilmeden de yürüyemiyor.
Ben hala buradayım.
Ayaktayım demiyorum.
Bitmedim de demiyorum.
Sadece yoldayım. Ve aynaya bakarak ilerliyorum.
Ve galiba bu şimdilik yeter.


